Etohum başvuruları başlarken…

etohum-logoBildiğiniz gibi kendi (girişim olarak adlandırmak istemiyorum bu kelime nedense artık bende negatif bir etki yaratıyor) projem Userspots etohum 2009 adayları arasındaydı. Şimdi yeni başvurular başlarken bende bu 6 ayda hem kendi adıma hemde Userspots adına yaşananları paylaşıp etohum’a katılmak isteyenlerin kafasını kendi adıma biraz daha aydınlatmak istiyorum.

2009 başvurularında o uzun formu elimden geldiğince doldurduktan sonra etohum Ankara toplantısında hayatımda ilk defa gördüğüm ve konuştuğum Burak Büyükdemir’e projemi anlatmam ile etohum adaylık süreci başlamış oldu.31 Ocak Cumartesi günü İTÜ İşletme Mühendisliği’nde düzenlenen toplantıda açıklanan 11 girişimden birisi olan Userspots’un gelişimi bu olay ile oldukça hızlanmış durumdaydı.Etohum, toplantı sonrasında ileride müşterimiz olacak firmalardan gelen görüşme talepleri ile etkisini hemen gösterdi. Bundan sonra da yine etohum aracılığıyla bir çok kişiye Userspots’un servislerini yüzyüze anlatma fırsatı da buldum. Userspots’un ilk ticari işi de bu sayede gerçekleşmiş oldu. Sonrasında bir kafe toplanısında da Userspots’u yine çok fazla kişiye tanıtma fırsatım oldu. (Heyecandan katılımcıların sözlerini kestiğim, sürekli su içtiğim,sallandığım ve çok fazla ‘şey’ dediğim bir toplantıydı. Userspots’un topluluk önünde konuşabilen bir CEO’ya ihtiyacı var :) )

Düzenlenen etohum kampı ile proje yönetimi, iş planı hazırlama, şirket kurmanın hukuksal boyutları, risk sermayesi hakkında bilgi sahibi olup Nevzat Aydın, Çağlar Erol ve Ersan Özer’den kendi tecrübelerini dinledik.

Etohum Userspots’a ve bana yukarıda bahsettiğim ‘şey’leri kazandırırken bu sektörde çalışan bir sürü kişi ile de tanışıp iletişim kurmamı sağladı.

Yukarıda okuduğunuz  ve hakkında oldukça eleştri duyabileceğiniz bu süreç  ’projeler gelecek ve yatırımcılar onlara para verecek’ olarak algılanmamalı. Etohum anasayfasında bulunan ve etohum’u açıklayan bu yazı her şeyi çok daha net anlatıyor:

‘Yeni ekonomi konusunda bilgi ve fikir sahibi, kendi internet şirketini kurmak isteyen girişimcilerle; şirketleri, yatırımcıları ve profesyonelleri bir araya getirmeyi amaçlayan platformdur. ’

Yeni dönem de geçen yılda olmayan  Etohum Incubation Center’da mevcut. Seçilen projelerden bir bölümü, amacı iş hayatına yeni başlayan internet şirketlerine kuruluş aşamalarında hazır bir ortam sağlamak ve süreci hızlandırmak olan bu kuluçka merkezinde yer alacak.

Daha fazla bilgi için Etohum Blog‘una bakabilirsiniz. Yolunuz açık olsun…

Genel

Ordot Projesi

Prof. Dr. Nuri Saryal’ın kişisel web sayfası ile ilgileniyor olduğumdan bahsetmiştim. Bugün Astrofizik üzerine siteye bir metin eklemek için geldiğinde Nuri Hoca’nın Devrim Arabaları filmindekine benzer bir hikayenin baş kahramanı olduğunu öğrenmiş bulunduk.

Hikayede adı geçen projenin ismi Ordot. Türkiye’nin ilk yerli tanksavar roketlerini yapmak amacıyla ODTÜ’de akademisyenler çalışmaya başlar. Proje ilerlerken herşey normaldir ama ilk denemelerin başarılı olmasından sonra hava biranda bozulur. Projenin bitirilmesi için gerekli olan 350.000 lira bulunamaz. Nuri Hoca’nın gidip destek sözü aldığı genarallere hemen dava açılır ve erken emekli edilirler. Proje sahipsiz kalmıştır. Sonrasında ortaya benzer bir roketin sadece lisansı için Almanya’ya 600 Milyon Mark ödendiği haberi çıkar. İşte o zaman her şey anlaşılmıştır. Sadece 4 ciltten oluşan lisansa bu kadar para ödenirken akademisyenlerin hazırladığı çalışmaları anlatan 4 cilt projeyi destekleyen askerlere fırlatılır. Almanya’dan alınan lisans roketleri üretmek için yeterli değildir. Makinalar için de 650 Milyon Mark ödenir.

Türkiye’nin ilk ülke yapımı roket hikayesi de böylece sona erer. Hikayenin Nuri Hoca’nın elinden kaleme alınmış halini de Ekşisözlük‘te bulabilirsiniz.

Genel

Global Metal

A Headbanger’s Journey belgeselini çeken Sam Dunn’ın ikinci belgeselinin ismi Global Metal. Metal müziğin Brezilya, Japonya, Çin, Endonezya, İsrail, Hindistan gibi ülkeleri dolaşarak nasıl yaygınlaştığını,neyi ifade ettiğini bu ülkelerde yaşayan metalcilerin ağzından dinliyoruz.

Belgeselde 1985′te Brezilya’da 1.380.000 kişini katıldığı Scorpions, 1993′te Endonezya’da olayların çıktığı Metallica ve 2008′te Hindistan tarihinde bir ilk olan Iron Maiden konserlerinden görüntüler de mevcut.

Belgeselin kapanışında Bruce Dickerson “Müziğinizin  dünyanın her yerinde farklı kültürden insanlarla böyle derinden bir bağ içeriyor olmasına şaşırıyor musun?” sorusuna verdiği cevap çok seyi anlatıyor.

- Sanırım şaşırtmalı, ama yıllar boyunca dünya’yı dolaştıktan son şunu söyleyebilirim: Çocuk çocuktur. Hangi kültürden geldiğin farketmez.

Lars Ulrich ise alttaki videoda görebileceğiniz gibi politikaya göz kırpmakta. Youtube’da bu videonun başlığı: “Lars Ulrich eats his words ”

Suudi Arabistan’dan Türkiye’ye Slayer konseri için gelmiş ve dönerken t-shirt’ünü çıkarmayı unuttuğu için tutuklanan metalci genç favorimdir. Hayatlarında ilk defa büyük rock konserini 2008′de gören Hintli metalci insanların heyecanı da görülmeye değer. Eğer bu müziği dinliyorsanız bu iki filmi kaçırmamanızı tavsiye ederim.

Müzik

İki Ödül Töreni

Erişilebilir Web grubu ile Dünya Bankası Yaratıcı Kalkınma Fikirleri yarışmasında finale kalan 20 projeden biri olarak hibe almaya hak kazandık. Aşağıdaki resim o ödül töreninden:

_mg_7905

Baktığım kişi yarışmaya beraber katıldığımız ama kürsüye çıkmakta yavaş davranan (bu hareketi ile sonra cool olduğuna dair yorumlar alan)  grup arkadaşım.

İkinci ödül töreni de yukarıdaki yarışmada ödül kazandığım için ODTÜ Bilgi İşlem Daire Başkanlığı’nda oldu.

yine bir ödül töreni...

Kişisel

ODTÜ’nün kuruluş hikayesi

logo2

1962′den bu yana Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nde hoca olan ve 1977 ile 1979 arası rektörlük yapan Prof. Dr. Nuri Saryal’in kişisel web sayfasını yaparken kendisinden ODTÜ’nün çok az bilinen kuruluş hikayesini öğrenmiş bulunduk. Nuri hocanın ilk bahsettiği şey Amerikalıların ODTÜ’ye tek kuruş para vermediğini, biz bu ünversiteye para verdik diye söylenti yaydıklarını ve hatta Kemal Kurdaş zamanında 18 Milyon $ teklif verip satın almaya çalıştıklarıydı.

ODTÜ’nün kuruluş hikayesi şöyle:

Birleşmiş Milletler ve  UNESCO gelişmekte olan 10 ülkeye üniversite kurması için 5 milyon $veriyor. Başta  Türkiye’nin bulunmadığı listede Mısır var ama  onlar bu parayı istemiyor. Birleşmiş Milletler ekibi Kahire’den İstanbul üzerinden dönerken havaalanında Karayolları Genel Müdürü ile karşılaşıyor. Genel Müdür yetkilileri ikna edince  listeye Türkiye alınıyor ve Kahirenin yerine listeye Ankara ekleniyor. Demokrat Parti’de kendi istediği şekilde bir üniversite olması düşüncesiyle  ODTÜ’ye arazi veriyor. 27 Mayıs Adnan Menderes’in bu planını bozarken aynı zamanda ODTÜ’nün tarihini değiştirecek kişinin Türkiye’ye gelmesini sağlıyor. 27 Mayıs sonrasında Maliye Bakanı olan  Kemal Kurdaş’a Washington Büyükelçiliği veya ODTÜ Rektörlüğü teklif ediliyor. Kemal Kurdaş’ta ODTÜ rektörlüğünü seçiyor.

Bu hikaye doğal olarak ODTÜ’nün Amerikalılar tarafından kurulduğu ve hatta şeklinin Rusya’ya karşı bir silah şeklinde olduğu efsanelerini de çürütmekte. :)

Genel

Govinda Ram Paneru

Hi Govinda,

I hope you will search your name from Google and find this post. My e-mail : mdalci@metu.edu.tr

Your roommate,

Mustafa

Geçen yıl Mayıs ayında eğitim amaçlı gittiğim Malezya’da ki oda arkadaşımı arıyorum. Kendisi eğitime Nepal’den gelmişti. Umuyorum Google’dan bu yazıyı bulur ve tekrar iletişim kurabiliriz.

Paneru’nun Türkiye hakkındaki ilk sorusu Kırkpınar güreşlerinin gerçek olup olmadığıydı.
paneru

Govinda ortadaki.

dscn0092

Haftada 7 gün çalışıp 200$ kazanan Malezya’ya Nepal’den gelen işçi arkadaşlar.

dscn0091

Ortadaki benim.

Kişisel

UPA Posteri

UPA (Usability Professionals’ Accosiation) üyesi olan herkese gönderilen ve ofisteki odamı süsleyen afişin küçük bir versiyonunu aşağıda görebilirsiniz.

upa_poster

(Posterin PDF Hali)

Kişisel

Merhaba Dünya!

12′nin bölünebilirliğine hasta olup açtığım Md-12 adında bir türlü kişisel olamayan blog denememden sonra oldukça kişisel alanımda bu blog ile ‘Merhaba dünya’ diyorum.

Genel